FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU VE TEMEL KAVRAMLAR

FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU VE TEMEL KAVRAMLAR

Fikri Mülkiyet, Eser, Eser Sahipliği

 Fikri Mülkiyet Kavramı

 Genel Olarak

Eseri yaratanın özgünlüğünü taşıyan, bilimsel, edebi, musiki, güzel sanatlar alanındaki yaratılar, sinema eseri olarak sayılan her türlü ürün ile bilgisayar programları ve veri tabanlarını da içeren fikir ve sanat ürünlerini, patentleri, markaları, faydalı modelleri, tasarımları, coğrafi adlarla işaretleri, yarı iletken topografyası veya entegre devrelerin yerleşim düzeni olarak bilinen çipleri ve dijital iletişimleri içermekte olan, tüm bu kavramları aynı anda ifade etmekte kullanılan kavrama fikri mülkiyet diyoruz.

 “Fikri mülkiyet “kavramındaki fikri kelimesi konuyu değil, mülkiyetin türünü anlatmaktadır. Yani fikri kelimesi mülkiyetin sıfatını oluşturmaktadır.[2]

Fikri emek ürünleri üzerindeki haklar, sağladıkları kapsamlı ve inhisari (tekelci) yetkiler dolayısıyla mülkiyet hakkına benzemektedirler. Fikir ve sanat eserini yaratan kişi, fikri mülkiyetten doğan haklarını üçüncü kişilere karşı da öne sürebilmektedir. Bu hak, doğal hukuk teorisinden gelen bir haktır.[3]

Fikri mülkiyet sisteminde, fikir ve sanat eserleri hukuku, patent ve faydalı model hukuku, endüstriyel tasarımlar hukuku, fikri ürün temeline dayanmaktadır. Fikri ürün bu hukukların ortak ve temel hareket noktasıdır. Marka, coğrafi işaret, ticaret unvanı ve işletme adı ise fikri ürün değildirler. Bunlar sadece ayırt edici bir karaktere sahiptirler.

Markanın, coğrafi işaretin, ticaret unvanın ve işletme adının ortak ve temel hareket noktası ayırt edici karakteri haiz olmalarıdır. Söz konusu ad ve işaretler, bir işletmenin ürettiği mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırmak için kullanılırlar.

 Fikri Hukukun Konusu

Fikri hakların konusunu, ekonomik değer taşıyan fikir ve sanat eseri ürünleridir. Bu tip eserler, mali yönleri dolayısıyla eser sahibinin mal varlığında yer alırlar. Ancak, fikir ve sanat eserlerinden doğan fikri hakların, mali yönleri kadar, hatta bazen daha da geniş ölçüde eser sahibinin kişilik haklarını ilgilendiren manevi yönleri de bulunmaktadır.

 Fikri emek ürünleri kapsamına fikir ve sanat eserleri kadar, patentler, markalar, endüstriyel tasarımlar ve faydalı modeller, coğrafi işaretler, ticaret unvanları ile menşe ve mahreç işaretleri de girer. Fikir ve sanat eserleri dışında kalan bu diğer fikri ürünler üzerindeki haklara, sınaî haklar denilmektedir.[4]

Telif hakları deyimi ise, anlam genişlemesine uğrayarak uygulamada fikir ve sanat eserlerinden doğan fikri hakları anlatmak için kullanılmaktadır.

  1. Fikri Ürünün Özellikleri

3.1. Soyutluk Özelliği

Fikri ürün soyuttur. Bir yağlı boya tablo, bir dans tiyatrosu koreografisi, bir heykel, bir buluş, bir tasarım, bir formülün doğada maddi olarak varlığı yoktur. Bunlar ya bir çizgi, ya bir şekil ya da bir renk düzenlemesi, güzel seslerden oluşan bir harmoni ve ya bir dans figürü olarak karşımıza çıkar.

3.2. Eşya Olmamasından Dolayı Zilyetliğe Konu Olamaması Özelliği

Soyut olan fikri ürün, mülkiyetin ve klasik anlamıyla zilyetliğin konusu olamaz. Çünkü Türk hukuk sisteminde sadece maddi şeyler eşya olabilirler. Fikri mülkiyet zilyetliği koruyan davalarla savunulamaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 973 vd. maddeler fikri mülkiyet haklarına kural olarak uygulanmaz.

3.3. Somutlaştığı Eşyadan Farklı Olma Özelliği

Fikri ürün çoğu zaman bir eşya (araç) üzerinde somutlaşır. Kâğıt, tuval, taş, mermer gibi. Fikri ürün ile bu ürünün üzerinde somutlaştığı eşya birbirinden farklıdır. Bir heykelde fikri ürün mermerin ya da taşın kendisi değil onu şekillendiren düşüncedir.

3.4. Farklı Hukuklara Bağlı Olma Özelliği

Fikri ürünün hukuku, üzerinde somutlaştığı maddenin hukuku olan eşya hukukundan farklıdır. Fikri ürünün hukuku, niteliğine göre, ya fikir ve sanat eserleri hukuku ya patent veya faydalı model hukuku ya da endüstriyel tasarım hukukudur. [5] Fikri ürünün üzerinde somutlaştığı eşyaya eşya hukuku uygulanır.

  1. Fikri Haklar

Fikri haklar, mutlak hak niteliği taşıyan haklardandır.

Yine fikri haklar, sahibine yasaklama da dâhil inhisarî yetkiler verir. Fikri haklar rekabeti sınırlama yeteneğine de sahiptirler.

Fikri haklar, her ne kadar mutlak hak da olsalar ülkesellik ilkesine bağlıdırlar ve tükenirler. Yine yasal koruma süresi sona erince eserler, kamu malı (anonim eser) haline gelirler ve haklar sona erer.

Eser sahibinin sağlığında veya ölüme bağlı tasarrufu ile (örneğin vasiyetnamesinde) eserleri serbest ürün (kamu malı-anonim eser) haline dönüştürmesi ve haklarını sona erdirerek eserlerini herkesin kullanımına bedelsiz açması da mümkündür.

 Fikir ve Sanat Eserleri Hukukunda Eser Kavramı

 Eser

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (Kısaca FSEK) 1/B maddesine göre eser: “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade eder.” Buna göre bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip kanunla korunabilmesi için,

1) Sahibinin hususiyetini taşıması,

2) Sahibinin hususiyetini yansıtacak kadar şekillenmiş olması,

3) FSEK’te öngörülen ve sayılan eser türlerinden birine girmesi,

4) Fikri bir çabanın sonucu olması gerekmektedir.[6]

Yine FSEK’in 2, 3, 4 ve 5. maddelerinde fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri sayılmıştır. Buna göre de eser türleri şöyledir:

1) İlim ve Edebiyat Eserleri

2) Musiki Eserler

3) Güzel Sanat Eserleri

4) Sinema Eserleri

1.1. İlim ve Edebiyat Eserleri

FSEK 2. maddeye göre aşağıdaki özelliklere sahip eserler ilim ve edebiyat eseri olarak kabul edilmiştir.

  • Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler,
  • Her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,
  • Ara yüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir öğesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. (Not: 4110 sayılı kanun 1. madde ile yapılan ek değişiklik,)
  • Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri;
  • Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topografyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri, ilim ve edebiyat eseridir.

 1.2. Musiki Eserleri

FSEK 3. maddeye göre her nevi sözlü ve sözsüz besteler, müzik eseri olarak kabul edilmiştir.

1.3. Güzel Sanat Eserleri

FSEK 4. maddeye göre aşağıdaki özelliklere sahip eserler güzel sanat eseri olarak kabul edilmiştir. Güzel sanat eserleri estetik değere sahip olan,

  • Yağlı ve sulu boya tablolar, her türlü resimler, desenler, pasteller,
  • Gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler kaligrafi, serigrafi (İpek baskı)
  • Heykeller, kabartmalar ve oymalar.
  • Mimarlık eserleri.
  • El işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri, tekstil, moda tasarımları.
  • Fotoğrafik eserler ve slaytlar,
  • Grafik eserler,
  • Karikatür eserleri,
  • Her türlü tiplemelerdir.

1.4. Sinema Eserleri

FSEK 5. maddeye göre, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisi, sinema eseri olarak kabul edilmiştir.

1.5. İşlenmeler ve Derlemeler

FSEK 6. maddeye göre, diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere oranla müstakil olmayan ve aşağıda yazılı fikir ve sanat ürünleri işlenmedir:

  • Tercümeler,
  • Roman, hikâye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi,
  • Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin film haline sokulması veya filme alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle sokulması,
  • Musiki aranjman ve tertipleri,
  • Güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere sokulması,
  • Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyat haline konulması,
  • Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dâhilinde seçme ve toplama eserler tertibi,
  • Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hala getirilmesi (ilmi bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler bundan müstesnadır.),
  • Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut kısaltılması,
  • Bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya her hangi bir değişim yapılması, (Ek: 7.6.1995 – 4110/3 m.)
  • (Ek: 7.6.1995 – 4110/3 m.) Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dâhilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan (Ek ibare: 21.2.2001 – 4630/4 m.) ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için genişletilemez. (Ek ibare: 21.2.2001 – 4630/4 m.)
  • İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler bu kanuna göre eser sayılır.
  1. Eser Sahibi

FSEK 1/B ve 8. maddeye göre eser sahibi, “Eseri meydana getiren kişi”dir. Örneğin, bir müzik eserinin sahibi, onu meydana getiren, yani bestesini ve güftesini yaratan kişidir.

 Eser sahibi, kendi yaratıcı düşünce özelliklerinin etkisiyle esere vücut veren kimsedir.[7]

 Eser sahibi, yaratıcı gücünün özelliğini meydana getirdiği fikir ürününe yansıtan kişidir.[8]

2.1. İşlenme Eserlerde Eser Sahipliği

Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. (FSEK m. 8) Örneğin, Fransızca bir tiyatro oyununu Türkçeye çeviren kişi, çeviri eserin sahibidir.

2.2. Sinema Eserlerinde Eser Sahipliği

Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde; animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır. (FSEK m. 8)

(Önemli Not: 1995 öncesi sinema eserlerinde, eser sahibi, yapımcıdır.)

2.3. Eser Sahiplerinin Birden Fazla Oluşu

Birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi sayılır. Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya yayımlanması için diğerlerinin iştirakini isteyebilir. Diğer taraf muhik bir sebep olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece müsaade verilebilir. Aynı hüküm mali hakların kullanılmasında da uygulanır. (FSEK m. 9)

2.4. Eser Sahipleri Arasındaki Birlik

Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir. Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez. (FSEK m. 10)

Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır. (FSEK m. 10 EK: 21.2.2001–4630/6 m.)

 2.5. Eser Sahipliği Hakkında Karineler

Karine, aksi sabit oluncaya kadar geçerli kalacak hukuki statü anlamına gelmektedir. Kanunumuz, eserlerle ilgili olarak bazı hususların mevcudiyetini eser sahipliğine yönelik karine olarak kabul etmiştir. Ancak bu karinenin her zaman aksinin ispatı mümkündür. FSEK, karineleri sahibinin adı belirtilen ve belirtilmeyen eserler olarak ikiye ayırarak incelemiştir.

2.5.1. Sahibinin Adı Belirtilen Eserlerde

Eğer, yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Yine, umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır. (FSEK m. 11)

Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, (FSEK m.11 Değişik: 7.6.1995 – 4110/5 m.)

2.5.2. Sahibinin Adı Belirtilmeyen Eserlerde

Yayımlanmış olan bir eserin sahibinin belli olmaması yani bir karine ile tespit edilebilmesi mümkün değilse, o eseri yayımlayan yok eğer o da belli değilse eseri çoğaltan, eser sahibine ait hak ve yetkileri kendi adına kullanabilir. (FSEK m. 12)

KAYNAKÇA

  • Ateş, Mustafa, 2003, Fikir ve Sanat Eserleri Üzerindeki Hakların Kapsamı ve Sınırlandırılması, Ankara
  • Beşiroğlu, Akın, 1999, Düşünce Ürünleri Üzerinde Haklar, APB,
  • Erel, N. Şafak, 1998, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara, İmaj
  • Pekdinçer, Tamer, 2004, Fikri-Sinai Mülkiyet Hukuku Mevzuatı, İstanbul, Der
  • Suluk Cahit, 2004, Yeni FSEK, Telif Hakları ve Korsanla Mücadele, İstanbul, Hayat
  • Tekinalp, Ünal, 2005, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul, Arıkan

 Düzenleme: 7 Kasım 2012/İstanbul

[1] Av. Burhan Gün: Marmara Üniversitesi ve Okan Üniversitesi GSF Sinema TV Öğretim Görevlisi, burhangun@gunhukuk.com

[2] Tekinalp, Ünal, 2005, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul, Arıkan S: 2

[3] Erel, N. Şafak, 1998, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara, İmaj, S: 9

[4] Erel, N. Şafak, age: 5

[5] Tekinalp, Ünal, age: 6

[6] Tekinalp, Ünal, age: 97

[7] Beşiroğlu, Akın, 1999, Düşünce Ürünleri Üzerinde Haklar, APB, S: 49

[8] Erel, N. Şafak, age: 69